Augmented (hyper)Reality: Domestic Robocop

“The latter half of the 20th century saw the built environment merged with media space, and architecture taking on new roles related to branding, image and consumerism. Augmented reality may recontextualise the functions of consumerism and architecture, and change in the way in which we operate within it.

A film produced for my final year Masters in Architecture, part of a larger project about the social and architectural consequences of new media and augmented reality.”

Moda Perakendesinde Tedarik Politikaları & Ürün Grubu Rolleri

Ürün grubu rolleri ve bu rollerin (Bkz. “Perakendede Strateji, Taktik, Politika ve Roller”, 14-09-09) amaçlanan sayısal satış ve operasyonel verimlilik neticelerine ulaşması için gerekli tedarik politikalarının oluşturulması, tüm perakende organizasyonları için oldukça önemlidir.
Moda perakendesinden (Bkz. “Hazır Giyim / Moda Perakendesinde Temel Kavramlar”, 11-09-09) örnekleyerek devam edelim ve 4 ürün grubu tanımlayalım: 1) Sürekli/Düzenli Ürünler => Mağazada müşteri frekansı yaratırlar, olmazsa olmaz ürünlerdir, sezondan bağımsız olarak devamlı satıştadırlar, dönemsel olarak satış eğrilerinde büyük sapmalar görülmez; 2) Temel Ürünler => Ciro sağlayıcı roldedirler (“Nakit İnekleri; İng. “Cash Cows”), tüm sezon boyunca satılan, satış hızı yüksek ve tüketicinin muhteviyatı gereği temel/günlük ihtiyacını karşılayan ürün grubudur; 3) Moda Ürünler=> Marj hedefli ürün grubudur, raf ömrü sınırlıdır (6 ila 12 hafta arasında raf ömrü olan (genellikle 8 hafta), belli bir dönemin trendlerini yansıtan, birim fiyatı görece yüksek ürünlerdir; 4) Dizayn Ürünler=> markanın imajını yansıtan, geleceğe yatırım yapan, ağırlıklı olarak vitrinlerde ve mağaza içerisinde seyrek sergilenen, üst fiyat grubundaki düşük stoklu ürünlerdir.
Yukarındaki tanımlar ve hedefler perakende konseptinize (Bkz. “Perakende Konsepti & Test”, 15-09-09) ve stratejinize (Bkz. “Stratejik Plan & Şirket Yol Haritası”, 11-09-09) göre değişebilmekle birlikte, örneklediğimiz firma için %60 cirosunu temel ürünlerden sağlayan (Kategori Katili, İng. “Category Killer”) ve alt orta ile alt gelir grubuna hitap eden bir indirim (İng. “Discounter”) konsepti ile çalıştığını varsayalım ve bu ürün grupları için tek bir doğru olmamakla birlikte tedarik politikalarının nasıl şekillenebileceği üzerine fikir geliştirelim:
Sürekli/Düzenli Ürünler: Sezon tanımından bağımsız olarak satılan ve sezon içerisinde dalgalı bir satış grafiği izlemediği için talep tahmininin ve planlamasının en kolay yapılabileceği ürünlerdir. Dolayısı ile bu ürün grubu için tedarikçiler ile stratejik ortaklıklar kurulabilir. Piyasada muadili çok sayıda varolan ürünler olacağından fiyat silahı önemli bir perakende enstrümanıdır ancak marj, rekabetten kaynaklı olarak düşük realize olacağından satın alma birim fiyatı ve stok tutma maliyeti görece daha fazla önem kazanır. Bu nedenle tedarikçiden kapasite satın alma yöntemi uygulanabilir. Düzenli sipariş sağlayıcının da kapasite planlaması yapmasına destek vereceğinden, iyi fiyat alınması mümkün olan bu grupta rekabet avantajı yaratılabilir. Benzer şekilde müşterinin perakende konsepti ile ilgili fiyat/değer algısını –muadilinin çok olması nedeni ile- bu ürün grubu şekillendirdiği için alım fiyatının önemi çok büyüktür. Stok maliyetleri, satış grafiği dalgalı olmadığı için, çağırma (İng. “Call off”) yöntemi ile sağlayıcıya yüklenebilir ancak taahüt verilmesi gerekliliği ile standardizasyonunu tamamlamış, aktedite tedarikçiler ile çalışılmasını gerektirir. Bu yolla sadece mağaza stoku taşınarak yönetilebilir. Satış vadesinden uzun ödeme vadeleri ile ticari kondisyonlar iyileştirilerek negatif işletme sermayesi ve likidite yaratılabilir.
Her ne kadar bu “post”un konusu olmasa da otomatik ikmal yöntemine (Bkz. “Otomatik Tamamlama Sistemleri”, 04-01-10) en uygun ürün grubudur.
Temel Ürünler: Örnek perakende konseptimiz bu ürün grubu üzerine kurulu olduğu için tedarik politikalarının doğru oluşturulması çok önemlidir. Operasyonel verimliliği arttırmak için başvurulması gereken en kayda değer alan tedarik zinciridir (İng. “Supply Chain). Bu alanda sıktıkça daha fazla verim almak mümkündür. Dolayısı ile bu alanın konseptimiz içerisinde en önemli payı alan temel ürün gruplarında etkin ve verimli politikalar ile yönetilmesi, gerektiği zamanlarda dönemsel taktikler oluşturulması gereklidir. Kategori katili konseptinin ön planlda olması nedeni ile alım fiyatları görece daha fazla ön plana çıkar, bu nedenle genellikle ülkemizdeki moda perakendecilerinde, Uzak Doğu üretimi söz konusu olur. Ürünlerin satış grafiği de moda algısının düşük fonksiyonelliğin yoğun olması nedeni ile tahmin edilebilirdir. Dolayısı ile sezon öncesinde hacimli siparişler oluşturulabilir, bu tip ürünlerde stok maliyetine katlanılabilir. Emniyet stok seviyelerinin doğru tespiti önemlidir. Bu ürün grubunda tekrar sipariş (RPT, İng. “Repeat Order”) planlama hatasının göstergesidir. RPT yerine satın alma takvimi ile dönemsel olarak satın alma yapılmalı, mağaza bu ürün grubunda asla eksik (İng. “Stock Out”) bırakılmamalıdır. Tedarikte yaşanabilecek aksaklıklara karşı daima yedek sağlayıcı (B Planı) oluşturulması zorunludur. Bu ürün grubunda kumaş ve diğer yan malzeme satın alınması ve planlamasının yapılması, ölçen nedeni ile  hem esneklik hem de alım fiyatında rekabet avantajı yaratır.
Moda Ürünler: Marj rolünü üstlenirler zira birim fiyatları, moda oldukları dönem boyunca görece yüksek olan ürünlerdir. Trend eğrileri dönemsel olarak sapar ve dönem sonunda hızlıca indirime (İng. “Mark-Down) girerler. Dolayısı ile ürünlerin raf ömrü boyunca doğru zamanda tedarik edilerek tam fiyattan (İng. “Full Price”) satılması gerekir. Bu nedenle Türkiye özelinde ağırlılı olarak yerli üretici tercih edilir. Birim başı adetleri düşük olacağından alım fiyatları görece yüksek kalır ancak perakende satış fiyatlarının görece yüksekliği büyük marj oranları sağlar. Örnek markamızda müşterinin trend ihtiyacını karşılarken çapraz satış ile temel ürünleri ve düzenli ürünleri destekler. Zamanında sergiye girmesi alım fiyatına oranla daha önemli olduğu ve trendlerin önceden tespitinin daha zor olması nedeni ile hızlı reaksiyon (İng. “Quick Response”) verme kabilyetleri olan tedarikçiler ile çalışılır. RPT verilebilir ancak RPT’nin frekansı sezon içi planlamanın (İng. “In Season Planning”) performans göstergesidir. Birçok kez verilen RPT, ürünün başarısından çok planlamanın servis seviyesinin düşüklüğünü gösterir. Genellikle bu ürünlerdeki düşük raf ömrü nedeni ile stok tutulmaz; aksi halde indirime dahil olarak satılacak ürünlerin riski artar.
Dizayn Ürünler: İmaj hedeflidir. Bu nedenle alım fiyatları görece düşük önem taşır. Zaten model başı adetlerin düşük olması nedeni ile birim alım fiyatları yüksektir. Stok tutulmaz. Müşteri kitleniz direk satın almasa da markanın imajını kuvvetlendirdiklerinden vitrinlerde ve sergide az sayıda bulunurlar. Avrupa’lı tedarikçi dahi kullanan yerli firmalar vardır zira kalite algısı yaratırlar ve tüm diğer ürünlere karşı olan satın alma davranışını etkilerler. Genellikle bir kereye mahsus alınırlar.
Yukarıda yaptığımız örneklemde farklı perakende konseptlerinin farklı yaklaşımları olabilir zira hep söylediğimiz gibi perakendenin %50’si deneme yanılmadır. Dolayısı ile tek bir doğru olmadığının bu noktada tekrar edilmesi gereklidir. Önemli olan tedarik politikalarının da ürün aile ağacı (Bkz. “Ürün Aile Ağacı, 11-09-09) seviyeleri doğrultusunda belli detaylara kırılarak oluşturulması ve bu politika ve roller doğrultusunda değerlendirilmesidir.

MS Duyurusu: “Announcement by MS”:

TR’de yeterince bilinmediğini ve özellikle perakende alanındaki Bilgi İşlem yatırımlarını düşünerek, eski bir duyuru da olsa paylaşmak istedim:

“Microsoft is announcing an update to its Microsoft Business Intelligence roadmap. Microsoft’s strategy is to deliver BI to everyone in the organization through the broadly adopted tools of Microsoft Office SharePoint Server and Microsoft Office Excel, and built on the scalable Microsoft SQL Server BI platform. Based on customer feedback, we are moving the scorecard, dashboard, and analytic functionality from Microsoft Office PerformancePoint Server into Office SharePoint Server Enterprise, making these capabilities available throughout the organization at a lower TCO. In mid 2009, we will release PerformancePoint Server 2007 “service pack 3” which will include updates to the current product’s planning module. Thereafter, customers should not expect further investment in standalone versions of PerformancePoint Server. However, ongoing support of our planning customers is a high priority. These changes enable customers to deploy a complete BI solution with existing investments in SharePoint Server, SQL Server, and Excel, the most widely used analysis and planning tool in market today.”

Otomatik Tamamlama Sistemleri

Ürün portföyünüz içerisinde, otomatik tamamlama (ikmal) sistemlerine (İng. “Auto-Replenishment Systems”) uygun ürünler, genellikle ekmek, pil, standart iç çamaşırı, vs gibi mağazanızda olmazsa olmaz; sezon, özel gün/dönem ve/ya moda algısından bağımsız olarak düzenli bir satış grafiği çizen, talep tahminini (İng. “Demand Forecast”) manüel veya sistem aracılığı ile kolaylıkla yapabileceğiniz, sürekli, muhteviyatı gereği yalın ve tercihen mağaza içerisinde frekans oluşturması rolü verilen (Bkz. “Perakendede Strateji, Taktik, Politika ve Roller”, 14-09-09) ürünlerden oluşmalıdır.

Bazı firmalar tüm temel ürünlerini bu gruba sokarlar fakat bu durum perakende konseptinize (Bkz. “Perakende Konspeti & Test, 15-09-09) göre değişkenlik gösterebilir.

Otomatik tamamlama yapısına dahil ettiğiniz ürünlerinizin ciroda önemli bir hacim oluşturması durumu, taşıdığınız riski arttırır. Bu nedenle küçük bir ciro payı ile rahatlıkla standardize edilebilen ürünlerden başlamak; test ve uygulama sonuçlarına göre, otomatik tamamlama sistemlerine dahil ürünlerin sepetini arttırmak daha doğrudur.

Başlangıç için Ürün Aile Ağacı’nızın (İng. “Merchandise Hierarchy”; Bkz. “Ürün Aile Ağacı”, 11-09-09) doğru yapılandırılmış ve ÜAA’na göre kategori/ürün grubu/marka rollerinin doğru tanımlanmış olması gerekir. Buna göre özellikle mağaza içerisinde frekans yaratma rolü biçilmiş ürün grupları içerisinden belli modeller ön plana çıkar. Genellikle otomatik sipariş sistemlerine dahil ürünler SKU (İng. “Stok Keeping Unit”) yönetilir ancak bazı durumlarda model veya lojistik yeteneklerinize uygun olarak lot seviyesinde yönetilebilir (Bkz. “Hazır Giyim / Moda Perakendesinde Temel Kavramlar”, 11-09-09).

Tüm projelerde olduğu gibi bu sistemlerde de üst yönetimin sponsorluğunun (Bkz. “Kahramanlar, Tılsımlar & ERP”, 23-09-09) alındıktan sonra yapının sahaya doğru anlatılması ve test sonrasında sahadan sağlıklı geri bildirim toplanması (Bkz. “Saha ile İletişim ve Geri Bildirimin Önemi”, 16-09-09) önemlidir. Akabinde otomatik sipariş sistemi yapıları, kullanıcılara pazarlandıktan ve bizzat kullanıcının desteği alındıktan sonra tüm satış noktalarında uygulamaya konulur (Bkz. “Perakende Sistemleri & Teknoloji Kullanımı”, 15-09-09).

Bu yapıların sağlıklı işleyebilmesi için birkaç metot vardır ki bunlardan en kolayı ve en sık kullanılanı minimum ve maksimum stok tutma değerlerinin her satış noktası ve/ya grubu (Bkz. “Satış Noktası Gruplama & Seviyelendirme”, 01-10-09) için belirlenip; stok seviyesi, ilk dağılım (İng. “Allocation”) ile maksimum seviyede yapıldıktan sonra, satış süresince minimuma düşen tüm ürünler için maksimuma tamamlayacak basit algoritma oluşturulur. Minimum stok seviyesi genellikle tedarik+lojistik süresinin toplamı için öngörülen satışa bakılarak belirlenir. Min. Stok ile Maks. Stok arasındaki farkın büyüklüğü, bu yöntemde, beklenin üzerine çıkan satıştan doğacak satış kaybının (İng. “Stock Out”) oluşturucağı riski minimize edecek şekilde oluşturulur ancak bu risk genellikle sıfırlanamaz ve/ya sıfırlanması stok maliyetleri açısından sakıncalı olabilir. Network’e dahil olacak her bir yeni satış noktası için min./maks. Seviyeler ya yeniden belirlenir ya da benzer bir mağazanın değerleri baz alınır ki zaman içerisinde oluşan satış grafiğine göre bu noktadaki min./maks. değerler gerektiği takdirde revize edilir.

Bir diğer yöntem ise son dönem satışa bakarak ileriki belli dönem için stok oluşturacak iş emrinin otomatik hazırlanması metodudur. Örneğin son 2 haftalık satış verisine bakılarak bu satışın aynı oranda veya belirlenen yeni bir oranda tamamlanması yöntemi uygulanabilir.

Benzer şekilde planlama yapısı sistem üzerinde oturmuş, asorti/çeşit planı (İng. “Assortment Planning”) yapma becerisi gelşimiş, OTB (Tr, “Alıma Açıklık”; İng. “Open to Buy”) planlamasını haftalık bazda oluşturabilen organizasyonlar, tamamlamaya söz konusu ürünlerinin tamamlama algoritmasını, tamamen planlanana göre yapabilirler. Bu organizasyonel yeteneğe sahip firmalar için otomatik tamamlamaya dahil olabilecek ürün portföyü de daha geniştir zira belli dönemlerde satış grafiği belli bir standart sapma dahilinde dalgalanabilen ürünlere otomatik tamamlama sistemleri uygulanabilir.

Bir diğer sistem ise kural tabalı otomatik tamamlama algoritması (ing. “Rule Based Auto-Replenishment”) kurgulamaktır. Bazı sistemler, ürünlerin kimlik oluşturma aşamasında (Bkz. “Stok Kodu & Stok Kartı (Ürün Kimliği)”, 11-09-09), daha sonra planlamada/tahsisatta/ikmalde/transferde/vs. kullanabileceğiniz özellikler (İng. “Attributes”) tanımlamanıza olanak sağlar. Bu özellikler, niteliklerden (İng. “Properties”) farklı olarak zaman ekseninde değişebilirler ve kural oluşturmak ve/ya genellikle özel amaçlı (İng. “Ad-hoc”) raporlama için kullanılırlar. Ürünlerin bu özelliklerini kullanarak bir kural çerçevesinde algoritma oluşturmak, genellikle kullanıcının zorlanmadan, Excel’de macro yazmak gibi basitçe yapabileceği ve kolay revize edilebilir yapılar şeklinde tasarlanmalıdır.

Otomatik ikmal yöntemleri, gerek lojistik gerekse tedarik yetkinliklerine göre evriltilebilir. Otomatik ikmale söz konusu ürünler için merkez/bölge depolarınızda emniyet stoku tutulabilir ve bu ürünler SKU veya barkot seviyesinde sevkedilebilir. Benzer şekilde yetkin ve standardize edilmiş bir sağlayıcı ağı otomatik sipariş oluşturma sistemleri ile X-dock uygulamaları veya tedarikçiden direk satış noktasına sevkiyat sağlanabilir.

Otomatik ikmale baz ürünler, genellikle tedarikçi ile stratejik iş birliği anlaşmalarının kolaylıkla yapılabileceği, ölçeğe ve perakende konseptinize göre görece büyük fiyat avantajları sağlarken stok maliyetini tedarikçiye taşıtabileceğiniz ürünlerdir. Bu nedenle benzer ürünlerin satış tamamlama gibi sipariş oluşturma mekanizmalarının oluşturularak bu iki yapının entegre çalışmasında fayda vardır.